Doç. Dr. Mustafa Kürşat Evrenos
Doç. Dr. Mustafa Kürşat Evrenos
Randevu Al
Kısa cevap

Bu içerik genel sağlık bilgilendirmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel değerlendirme, tanı ve tedavi için bir sağlık uzmanına başvurunuz.

Vücudumuzdaki benlerin büyük çoğunluğu zararsızdır ve ömür boyu sorun çıkarmaz. Yine de bazı benler zamanla değişebilir, bazı yeni lezyonlar da deri kanserinin ilk işareti olabilir. Deri kanserleri erken dönemde fark edildiğinde çoğunlukla daha sınırlı girişimlerle tedavi edilebilir. Bu yüzden hangi değişikliklerin bir hekime danışmayı gerektirdiğini bilmek işe yarar.

ABCDE kuralı

Benlerin değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan basit bir hatırlatma yöntemi vardır. Bir beninizde aşağıdaki özelliklerden biri varsa hekime göstermeniz önerilir:

  • A – Asimetri: Benin bir yarısı diğer yarısına benzemiyor.
  • B – Kenar düzensizliği: Kenarlar tırtıklı, girintili çıkıntılı ya da bulanık.
  • C – Renk farklılığı: Aynı ben içinde kahverengi, siyah, kırmızı, beyaz ya da mavi tonlar bir arada görülüyor.
  • D – Çap: Ben 6 milimetreden büyük, yani yaklaşık bir kurşun kalem silgisi kadar. Daha küçük benler de değişiklik gösteriyorsa önemlidir.
  • E – Değişim: Benin boyutunda, renginde, şeklinde ya da kabarıklığında değişiklik oluyor; kaşıntı, kanama ya da kabuklanma başlamış.

Bu ölçütler arasında değişim özellikle önemlidir. Ayrıca vücuttaki diğer benlerden belirgin biçimde farklı görünen, "grubun dışında kalan" bir ben de dikkat edilmesi gereken bir işarettir.

Ben dışında dikkat edilmesi gereken lezyonlar

Deri kanserlerinin hepsi koyu renkli bir ben şeklinde ortaya çıkmaz. Sık görülen deri kanserlerinden bazal hücreli ve skuamöz hücreli karsinomlar çoğu zaman şu şekillerde kendini gösterir:

  • Üç-dört haftadır iyileşmeyen ya da iyileşip yeniden açılan bir yara,
  • Kolayca kanayan, kabuklanan ve yeniden kanayan bir lezyon,
  • Parlak, inci renginde ya da pembe, kenarları kabarık bir oluşum,
  • Pullanan, sertleşen, kızarık bir plak ya da kabuklu bir yumru,
  • Birkaç hafta ya da ay içinde hızla büyüyen bir kitle.

Bu lezyonlar çoğunlukla güneş gören bölgelerde, yani yüzde, kulaklarda, alt dudakta, saçlı deride, boyunda ve el sırtlarında görülür. Genellikle ağrı yapmadıkları için önemsenmeyebilirler.

Kimler daha dikkatli olmalı?

Açık tenli, kolay güneş yanığı geçiren ve çilli kişiler; çocuklukta sık güneş yanığı yaşamış olanlar; açık havada çalışanlar; vücudunda çok sayıda ya da düzensiz görünümlü ben bulunanlar; ailesinde melanom öyküsü olanlar; daha önce deri kanseri geçirmiş olanlar ve organ nakli gibi nedenlerle bağışıklığı baskılanmış kişiler deri kanseri açısından daha yüksek risk taşır. Bu kişilerde düzenli hekim kontrolü ayrıca önem kazanır.

Cildinizi kendiniz nasıl muayene edebilirsiniz?

Ayda bir kez, iyi aydınlatılmış bir odada boy aynası ve el aynası kullanarak cildinizi baştan ayağa kontrol edebilirsiniz. Yüz, kulak arkası, saçlı deri (bir tarak ya da bir yakınınızın yardımıyla), boyun, göğüs, kollar, avuç içleri ve tırnaklar, sırt, kalçalar, bacaklar, ayak tabanları ve parmak araları atlanmamalıdır. Takip etmek istediğiniz benlerin yanına bir cetvel koyarak fotoğrafını çekmek, zaman içindeki değişikliği fark etmenizi kolaylaştırır.

Güneşten korunma

Deri kanserlerinin önemli bir kısmı güneşin ultraviyole ışınlarıyla ilişkilidir. Güneşin dik geldiği saatlerde, yaklaşık 11.00 ile 16.00 arasında doğrudan güneşten kaçınmak; geniş kenarlı şapka, UV korumalı gözlük ve uygun kıyafet kullanmak; açıkta kalan bölgelere en az SPF 30 olan geniş spektrumlu bir güneş koruyucu sürmek ve terleme ya da yüzme sonrasında yenilemek temel önlemlerdir. Solaryumdan uzak durulması önerilir. Çocukların güneş yanığından korunması ayrıca önemlidir.

Muayenede ne yapılır?

Deri lezyonlarının değerlendirilmesi ve takibi, dermatoloji ile plastik cerrahinin birlikte çalıştığı bir alandır. Dermatoloji uzmanı lezyonu dermatoskop ile inceleyerek tanı ve izlem sürecinde yer alır; plastik cerrah ise cerrahi çıkarma ve onarım aşamasında görev alır. Şüpheli bulunan bir ben ya da lezyon genellikle lokal anestezi altında, çevresinde bir miktar sağlıklı doku ile birlikte çıkarılır (eksizyon) ve patolojik incelemeye gönderilir. Lezyonun ne olduğu ancak patoloji sonucuyla netleşir; ek bir tedaviye gerek olup olmadığı da bu sonuca göre belirlenir.

Muayeneye gelirken lezyonun ne zamandan beri var olduğunu ve nasıl değiştiğini not etmeniz, varsa eski fotoğraflarını getirmeniz değerlendirmeye yardımcı olur. Ailenizde deri kanseri öyküsü bulunup bulunmadığını ve daha önce çıkarılmış lezyonlarınızın patoloji sonuçlarını da hekiminizle paylaşmanız önemlidir.

Lezyon yüz gibi görünür bir bölgedeyse, çıkarma sonrasında oluşan alanın kapatılmasında lokal flepler ya da deri greftleri gibi plastik cerrahi teknikleri kullanılabilir. Bu sayede hem lezyonun tamamen çıkarılması hem de bölgenin işlev ve görünümünün korunması hedeflenir.

Ben ya da lezyonları kendi kendine koparmak, yakmak veya muayene edilmeden lazerle sildirmek önerilmez. Bu, tanının gecikmesine ve dokunun patolojik olarak incelenme imkânının ortadan kalkmasına yol açabilir.

Deri kanserleri ve cerrahi tedavisi hakkında bilgiye deri kanserleri, ben ve kist cerrahisi sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Değişen bir beniniz ya da iyileşmeyen bir yaranız varsa, durumunuz muayenede değerlendirilir.

Uzman değerlendirmesi

Doç. Dr. Mustafa Kürşat Evrenos · Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Kesin tanı ve kişiye özel planlama için hekim muayenesi gerekir.
Tıbbi bilgilendirme: Bu içerik genel bilgi amaçlıdır; tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Sağlık durumunuz için uygun bir sağlık uzmanına başvurunuz.